Taşeron İşçilerin İş Kolu Ne Olacak?

696 Sayılı KHK gereği Taşeron İşçilerin Asıl İşkolunda Gösterilecek Olması Üzerine Başlayan Hak-İş Türk-İş Savaşı Son Hızla Devam Ediyor.

Hak-İş Genel Başkanının Bakanla Görüşüp, Cumhurbaşkanına Mektup Yazmasına Türk-İş Sessiz Kalmadı.

Taşeron İşçilerin İş Kolu Ne Olacak?

Taşeron İşçilerin İş kollarında değişiklik yapan yasanın yürürlüğe Az bir süre Kala Hak-İş Türk-İş Savaşı Hızlandı. 6356 sayılı Kanunun 7. maddesine göre; işçiler hangi işkolunda çalışıyorlarsa, o işkolunda kurulu bulunan bir sendikaya üye olabilmekte. 6356 sayılı Kanun işkolu sendikacılığını esas almakta, işçilerin de ancak fiilen çalıştıkları işyerinin girdiği işkolunda kurulu bulunan bir sendikaya üye olmalarına imkan tanımaktadır.

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Uslunun uzun bir süredir dillendirdiği Taşeron İşçilerin İş kollarının değiştirilmesi talebi Özellikle Türk-İş ve bazı bağlı sendikalarca Karşı çıkılmasına  rağmen Özellikle Güvenlik-İş Sendikası tarafından Taşeron İş Kollarının değiştirilmemesi görüşü hakimdi.

Kasım Ayında Hak-İş Konfederasyonunun Amiral Gemisi Olan Hizmet İş  Büyük Oranda Üye Kaybı Yaşayacağı İddia ediliyor.

Taşeron İşçilerin İş Kolu Ne Olacak?

696 Sayılı Kararname ile kadroya alınan taşeron işçilerin işkolları bu Kanunun 17 Maddesi gereği 1 Kasımdan İtibaren çalıştıkları İş yerinin (Esas İşin Yapıldığı ) İşkolunda gösterilecek olması kazanan Sendikalarla Kaybeden sendikaları karşı karşıya getirdi. Kanun Yürürlüğe Girmesi ile 20 Nolu Genel İşler İşkolunda çalışan işçilerin Esas işkollarında gösterilecek olması ile Özellikle; Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Hizmet İş ve Öz  Güven-Sen Sendikaları ile Türk-İş’e bağlı Güvenlik-İş Sendikalarının üyelerinin yüzde yetmişini kaybedecekleri iddia ediliyor.

Özellikle Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet iş Genel Başkanı Mahmut Uslu’nun kanunun bu maddesinin uygulanmaması için Bakanlık Nezdinde Girişimlerde bulunması ve Bakana Kum Saati Hediye etmesi kamuoyunda Bakanı Tehdit ettiği iddialarına sebep olmuştu.  Türk-İşin Aksine; Türk-İş Bünyesindeki Güvenlik-İş Sendikası Başkanınında Taşeron iş kollarının değişmemesi için İçişleri Bakanından Yadım İstediği hatta üyelerine uzun süre İşkollarının değişmeyeceği yönünde bilgiler verdiği fakat bunun gerçekleşmediği ortaya çıktı.

En karlı Türk-İş

Taşeron işçilerin Örgütlü olduğu Sendikaların üyelerinin asıl işkollarında gösterilmesi ile Özellikle; Hizmet İş, Öz Güven-Sen  ve Güvenlik-İş Sendikalarının üyelerinin yüzde 70’ini kaybedecekleri böylece büyük bir kan kaybı yaşayacakları iddia ediliyor.

Türk-İş ve Bağlı Sendikalara gelince 80 yıldır Kamuda asıl işkolunda örgütlü olmanın avantajı ile Güvenlik ve Temizlik elemanlarını bünyelerini katması bekleniyor. Konuyla alakalı Türk-İş Konfederasyonunun görüşlerini aktaran; Türk-İş Genel Mali Sekreteri ve Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar Milliyet Gazetesinden Cem Kılıç’a yaptı açıklamada;

6356 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 7. Madde geçişi yapılan işçilerin, ilgili idarenin, alt işverenin işyerinin girdiği işkolu ile aynı işkolunda işyerinin bulunması halinde bu işyerinden; aynı işkolunda işyerinin bulunmaması halinde ise alt işverenin işyerinin girdiği işkolu ile aynı işkolunda açılacak yeni işyerinden bildirilmesini düzenlemiştir. TÜRK-İŞ Genel Mali Sekreteri ve YOL-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar bu konudaki Milliyet Gazetesinden Cem Kılıç’a yaptığı açıklamada:

Taşeron İşçilerin İş Kolu Ne Olacak?
Taşeron İşçilerin İş Kolu Ne Olacak?

“Kamuoyunda yaygın olarak “Kamuda Taşeron Çalıştırılması’ olarak bilinen uygulama 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde düzenlenmişti. Buna göre, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan işçilerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi pozisyonunda ya da mahalli idarelerin kurdukları şirketlerde istihdam edilmeleri sağlanmıştı. Söz konusu uygulama işçiler ve sendikalar açısından ne tür mağduriyetler yarattı? Sorusuna ;

YOL-İŞ’in taşeron işçiliğine karşı verdiği başarılı bir mücadelenin ardından, TÜRK-İŞ’in öncülüğünde taşeron aracılığı ile işçi çalıştırılmasına karşı verilen mücadele sürdürülmüş ve 696 sayılı KHK ile binlerce taşeron işçisinin ilgili kurumların sürekli ve geçici işçi pozisyonlarına geçirilmesi sağlanmıştı.

6356 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 7. Madde geçişi yapılan işçilerin, ilgili idarenin, alt işverenin işyerinin girdiği işkolu ile aynı işkolunda işyerinin bulunması halinde bu işyerinden, aynı işkolunda işyerinin bulunmaması halinde ise alt işverenin işyerinin girdiği işkolu ile aynı işkolunda açılacak yeni işyerinden bildirilmesini düzenlemiştir.” İfadelerine Yer verdi.

Çalışma hayatı kanunlara göre düzenlenmiştir, isteğe göre işkolu değiştirilemez.

Cem Kılınç’ın Kamuoyunda ve Sosyal Medyada Hak-İş Konfederasyonun İşkollarının Değişmemesine yönelik taleplerine ise Ağar;

“696 sayılı KHK, belirlenen tarihler içerisinde uygulanmak üzere yapılan geçici bir düzenlemedir. Dolayısıyla, bu düzenlemenin kalıcı hale getirilmesi ya da sürenin uzatılması yönünde yapılacak işlemin KHK’nın amacına aykırı olacağı açık şekilde ortadadır. Bu çerçevede 696 sayılı KHK’nın; mahalli idarelerde 1 Temmuz 2020 tarihinde geçerliliğinin bitmiş olması gibi; kamu kurum ve kuruluşlarında da 01 Kasım 2020 tarihinde bitmesi ve 6356 sayılı kanunun öngördüğü hukuki süreçlerin devam ettirilmesi esastır.

Bazı sendika ve konfederasyonların, mahalli idarelerde çalışanların benzer durumlarını sorun etmeyerek ve işçilerin mağduriyetlerini görmezlikten gelerek 696 sayılı KHK’nin geçiş hükümlerinin kalıcı hale getirilmesini ya da süresinin uzatılmasını istemeleri kabul edilemez niteliktedir.

Başka bir ifadeyle söyleyecek olursam; aynı işyerinde çalışan işçilerin özlük haklarında farklılık oluşturan, işyerinde çalışma barışını bozarak iş verimini düşüren, aynı işyerinde birden çok sendikanın kurulmasına imkân sağlayarak sendikalar arasında kavgaya varacak seviyede rekabet oluşturan, bugüne kadar yapılan uygulamalar ile de işçilerin aleyhine olduğu açıkça görülen ve çalışma hayatını düzenleyen yasaların amaçlarına aykırı olan bu çarpık düzenlemenin devamının istenmesi bizim tarafımızdan kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Bu geçici düzenlemenin uzatılmayarak, yasada öngörülen sürede sona ermesini istemekteyiz. Bu bağlamda, 696 sayılı KHK’nin öngördüğü geçiş süreci sonunda 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. maddesinde öngörülen işkoluna göre sendikalaşma ilkesinin muhafaza edilerek, Kanunun öngördüğü modelde devam edilmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü ve kararlılığımızı burada altını çizerek ve vurgulayarak ifade ediyorum. Çalışma hayatı kanunlara göre düzenlenmiştir, isteğe göre işkolu değiştirilemez.

Güvenliğin Sesi Haber

 

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir